Ana sayfa Üyelerimiz, Tarihçe, Yön. Krl., Den. Krl. Sektörel Bilgiler Mevzuat, Resmi Gazete, Sağ.Bkn. Kararları Sirküler, duyurular, anketler, İlaç Fiyat Geçmişi, ara ürünler v.s. İletişim, Ulaşım Bilgileri English

GÜNÜMÜZ ŞARTLARINA UYGUN "PATENT KANUNU" ÇIKARACAĞIZ

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Patent Kanunu"nu günün şartlarına uygun olarak yeniden çıkarmak zorundayız"dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Sanayici yatırım yapacak sonra da fabrikasının çarklarını döndürmeye çalışacak. Aynı parayla büyükşehirlerin bir yerinde arazi aldığı zaman iki yılda o arazinin değeri ikiye katlanacak. Onun için ben sanayiciye kahraman diyorum. Hele bu dönemde Türkiye'de sanayicilik yapmak kahramanlıktır" dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) tarafından düzenlenen toplantıda Işık, dünyada ülkeler, şirketler ve şehirlerarasında çok ciddi bir yarış olduğunu, bu yarışta bir adım öne geçmenin çok önemli olduğunu anlattı.

Dinamik bir dünyada ve dijital devrimin getirdiği olanaklarla işi bilenin aradaki mesafeyi her geçen saat açtığı bir dönemin yaşandığını kaydeden Işık, şöyle konuştu:

"Biz Türkiye olarak maalesef pek çok kritik virajı zamanında rakiplerimizle birlikte alamadık. Türkiye gelişmeleri hep arkadan takip etti. Neredeyse her gelişmede sahada oyuncu değil tribünde seyirci olduk. Bunun da bize ağır maliyetleri oldu. Güney Kore, 1960'larda açlıkla mücadeleden bugün dünyada en önemli teknoloji üreten ülkelerden biri haline geldi. Güney Kore bugün gayri safi yurtiçi hasılasının neredeyse yüzde 4'ünü Ar-Ge'ye harcıyor da Türkiye, Güney Kore'yi bırakın bu noktada daha az gelişmiş ülkelerle rekabet etmek durumunda kalıyor. Bunun asıl sebeplerinden biri maalesef Türkiye'nin var olan o girişimcilik ruhunun belirli aralıklarla törpülenmesi oldu. Girişimcisi olmayan bir ülkenin kalkınma şansı yok. Devlet eliyle kalkınma diye bir model artık dünyada yok. Sovyetler bunu denedi ve resmen iflas etti ve dağıldı. Bugün Çin bile müteşebbisleri eliyle kalkınmanın içerisinde. Girişimcisi olmayan bir ülkenin dinamizmi yakalaması mümkün değil. Türkiye, maalesef son 40-50 yılda geçirdiği olağanüstü süreçlerden dolayı girişimcilik ruhunda mütemadiyen törpülenme yaşadı."

Bakan Işık, kaybedilen girişimcilik ruhunu kazanmanın çok zor olduğuna işaret ederek, girişimciliğin Türkiye açısından, büyüme ve kalkınma açısından olmazsa olmaz bir unsur olduğunu, girişimciliğin ve girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için hükümet olarak çok ciddi çaba sarf ettiklerini ifade etti.

"Girişimcilik güçlenmezse Türkiye büyümez. Bunu bilmemiz lazım. Dünyada girişimcilerin kurduğu KOBİ'ler dünya ekonomisini sırtlanmış götürüyor. Türkiye'deki girişimlerin yüzde 99,7'si KOBİ. İstihdamımızın yüzde 76,5'i KOBİ'ler tarafından sağlanıyor. Türkiye ve dünya ekonomisi açısından bu kadar önemli bir alan. Bunun için KOSGEB aracılığıyla çok ciddi sistematik programlar uyguluyoruz.

Girişimcilik eğitimlerini önemsiyoruz ve şu ana kadar 420 binin üzerinde girişimcilik eğitimi verdik. Bu eğitimlerin sonunda başarılı olanlara sertifika veriyoruz. Bundan sonra gençlerimiz 'ben işimi kurmak istiyorum' diyorsa 50 bin liraya kadar hibe destek veriyoruz. Bunun için sertifikayı almak, yeni girişimci olmak ve bir iş planı sunmak gerekiyor. 50 bin liralık hibenin arkasından da işini geliştirmek istediğinde 100 bin liraya kadar faizsiz kredi veriyoruz. Genç girişimcilerimizde de yüzde 85'e kadar Kredi Garanti Fonu'ndan kefalet problemini çözüyoruz. Bu kredilerde en büyük problemimiz kefillik."

Işık, teknoloji alanındaki girişimcileri de 2009 yılından bu yana sistematik şekilde desteklediklerini söyledi. Bu alanda bakanlığın ve TÜBİTAK'ın 2 ayrı program uyguladığını hatırlatan Işık, şimdi bu programları birleştirdiklerini ve burada da 150 bin liraya kadar hibe destek verdiklerini ifade etti.

Bakan Işık, şöyle devam etti:

"Şu anda bakanlığımızın hibe konusundaki üst sınırı 100 bin lira ama Ar-Ge paketinde bunu 500 bin lira üst limite kadar çıkarma yetkisi aldık. Şimdi İnşallah 150 bin liraya çıkaracağız. Tekno girişimin ilk etapta üst limiti 150 bin lira olacak. Bu program gerçekten Türkiye'de çok başarılı şekilde uygulanıyor. 55 milyon lira toplam bütçe ile başlamışız ama 270-275'i geçememişiz yıllık. Bu desteği normalde 550 gence verme imkanımız var. Bunun niye 270'de kaldığını araştırdık ve gençlerin panelde çok elendiğini gördük. Müsteşarımıza ve müsteşar yardımcımıza talimat verdim hocalarımızla bir bir konuştular. Hocalar da bakanlık çok sıkı tutuyor diye böyle yaptıklarını ifade etmişler. 2015 yılında 628 gencimize tekno girişim sermaye desteği verdik.

Şu ana kadar biz bu sayede 180-190 milyon lira vermişiz. Bu sene olsun hadi 250 milyon lira. Bu parayı vermişiz ama karşılığında yaklaşık 4 binin üzerinde istihdam. Bu istihdam sadece tekno girişimden dolayı kurulan şirketlerde ve tamamı nitelikli istihdam. Petrokimya sektöründe 1 kişilik istihdam için 1 milyon lira harcamamız gerekirken, burada 45 bin liraya çok ciddi nitelikli istihdam oluşturmuşuz. Şu anda ilk 10 büyük global şirketin 7'si teknoloji şirketi. Bu alan bizim hiç bir şekilde ilgisiz kalabileceğimiz bir alan değil. Bu açıdan da devlet olarak biz tutup şirket kurup büyütmek gibi bir şeyimiz olamaz. Girişimciyi bu noktada desteklemek durumundayız."

Türkiye'nin dünyada varlığını güvenle sürdürebilmesi için reel sektörün güçlenmesi gerektiğine dikkati çeken Işık, "Gayrimenkul sektörü son dönemde çok hızlı büyüdü. Bu büyüme Türkiye'ye olan ilginin göstergesidir ve bu açıdan sevinmeliyiz. Diğer açıdan da bir sanayici ciddi bir yatırım yapacak, arsa alacak, üzerine bina yapacak, makine ekipman alacak ondan sonra da işte yıllık ortalama yüzde 5,5-6 karla ki ilk yılda kara geçmek çok kolay değil, fabrikasının çarklarını döndürmeye çalışacak. Diğer yandan aynı parayla İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in veya en azından büyükşehirlerin bir yerinde bir arazi aldığı zaman iki yılda o arazinin değeri ikiye katlanacak. Onun için ben sanayiciye kahraman diyorum. Hele bu dönemde Türkiye'de sanayicilik yapmak kahramanlıktır. Bizim de üzerimize düşen önce kahramanlara saygı duyacağız, onlara gereken hürmeti göstereceğiz, karşılaştıkları zorluklarda yanlarında olacağız ve problemlerini çözmek için gece gündüz çalışacağız" diye konuştu.

Bakan Işık, sanayinin ve reel sektörün büyümesi ve güçlenmesi için çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. İmalat sanayisinin, Türkiye'nin ortalama büyümesinin üzerinde bir büyüme performansı olduğuna işaret eden Işık, bunu daha da artırmanın gayreti içinde olduklarını söyledi. Işık, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye, hem milli gelir, hem de üretim düzeyi olarak belli bir noktaya geldi. Artık patinaj yapmaya başladık. Sebebi de verimlilik artışı ve atıl kaynakların kullanımı bizi 11 bin dolar seviyesine taşıdı. Ama 15 bin dolara taşımaya artık bu yetmiyor. Türkiye'nin bundan sonra sürümden kazanarak, ihracatını artırması, milli gelirini yükseltmesi çok mümkün değil. Bir ülkenin bir teknoloji şirketinin yaptığı ihracat, Türkiye'nin toplam ihracatından daha fazlaysa bizim gitmemiz gereken başka bir yön var demektir.

Elbette güçlü olduğumuz sektörlerden vazgeçmeyeceğiz. Ama artık Türkiye daha katma değeri yüksek ürüne ve nitelikli üretime yönelmek zorunda. Bilgi ekonomisine daha fazla enerji ve zaman harcamak zorunda. Kim kürsüye çıksa bu söylediklerimizi söylüyor ama bunu başarmak çok ciddi bir irade, çok ciddi bir kararlılık ve uygulamada çok sıkı bir takip gerektiriyor. Bu açıdan da biz Türkiye'nin katma değeri yüksek ürün üretmesi için tek bir yol görüyoruz. O da Ar-Ge ve inovasyon."

-"Tasarım ofisleri Ar-Ge merkezi gibi desteklenecek"

Ar-Ge reform paketinin şu anda yürürlükte olduğunu hatırlatan Bakan Işık, bununla hedeflerinin katma değeri daha yüksek ürünler üreten bir ülke haline gelmek olduğunu söyledi. Işık, Ar-Ge reform paketi ile tasarımı Ar-Ge kapsamına aldıklarını, tasarım ofislerini bu kanunla Ar-Ge merkezi gibi destekleyeceklerini ve Ar-Ge'nin faydalandığı tüm imkanlardan tasarım ofislerinin de faydalanacağını kaydetti.

Ar-Ge merkezi kurmak için gerekli personel sayısını daha önce 50'den 30'a düşürdüklerini hatırlatan Işık, şöyle devam etti:

"Şimdi bazı sektörlerde bunu 15'e kadar düşüreceğiz. Artık Ar-Ge'nin devamı niteliğindeki çalışmaları da Ar-Ge'nin destek kapsamına alıyoruz. Çalışanlarımızın akademik performansını yükseltmek için yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerimizin o süre içinde Ar-Ge merkezi dışında geçirdiği süreleri de Ar-Ge desteği kapsamına alıyoruz. Artık Ar-Ge'de ithalatta gümrük prosedürü bizim için bir engel olmaktan çıktı. Ar-Ge ile ilgili tüm mal ve ekipmanı gümrük vergisi istisnası kapsamına aldık. Uygulamada da bunu mavi hat uygulamasıyla geçireceğiz. Artık Ar-Ge merkezinin veya araştırma yapan bir insanın ihtiyaç duyduğu malzeme, makina, kargo süresince elinde olacak. Siparişi verecek, direkt gelecek ondan sonra gümrük uygulamasından geçecek. Çünkü zaman bizim için çok önemli. Burada hızımızı kesecek her şeyi elimine etmek istiyoruz."

Bakan Işık, bu çağda Ar-Ge ve inovasyona dayalı katma değeri yüksek ürün üretmenin, üniversite-sanayi iş birliği olmadan zor olduğunu vurguladı. Yeni pakette üniversite-sanayi iş birliğine yönelik çok önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Işık, şöyle konuştu:

"Bir akademisyenimiz, öğretim görevlimiz, öğretim üyemiz üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde bir proje yapsa ve bundan 100 lira gelir elde etse, ideal şartlarda hiçbir başka kesinti olmaması halinde 100 liranın 54 lirası eline geçiyor. Realitede bu rakam 30-35 lirayı geçmiyor. Bu da öğretim üyesinin motivasyonunu çok ciddi derecede bozuyordu. Gelirini yükseltmek istediğinde de projenin maliyeti artıyordu. Şimdi bunu kanunla düzenledik. Bir akademisyen üniversite-sanayi iş birliği kapsamında 100 lira kazanıyorsa bundan gelir vergisi, damga vergisi almıyoruz, döner sermaye kesintisini de maksimum yüzde 15'te tutuyoruz. 100 liranın 85 lirasını direkt akademisyene, öğretim üyesine veriyoruz.

Ayrıca artık projenin yükseltmenin de bir gereği kalmadı. Bunun gibi birçok yenilik var. Ar-Ge merkezleriyle ilgili içerik denetimine sadece Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bakacak. Bu kanunla yazılım sektörümüze de çok ciddi bir disiplin getiriyoruz. Kamu ihalelerine girecek yazılım firmalarımızın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın akreditasyonunu istiyoruz. Şu anda hiç kimse kamuda özel sektörden yazılım hizmeti almak istemiyor. Sebebi de güven problemi. Kamu destek vermezse bu sektörün arzu ettiğimiz hıza ulaşması mümkün değil. Bu sorunu çözmek için çalışmaya başladık. Türk Standardları Enstitüsü (TSE) bünyesinde bir kod emanet sistemi getiriyoruz. Eğer kamuya yazılım satacaksanız, kesinlikle kodlarınızı emanet edeceksiniz. Onun da korunma şartlarını çok ciddi tutacağız. 'Yarın benim kodlarım başkasının eline geçer' diye kimsenin endişesi olmayacak. Kamu, yazılım hizmeti alırken 'firma batsa bile kodlar bizim elimizde' diyebilecek ve bu güvenceye sahip olacak. Bu kamunun özel sektörden yazılım hizmeti almasının çok ciddi önünü açacak. Şu anda kamu, yazılım hizmetini kamudan alıyor ve haliyle fiyatlar yükseliyor."

"Patent Kanunu"nu günün şartlarına uygun olarak yeniden çıkarmak zorundayız"

Bakan Işık, katma değeri yüksek ürün üretme noktasında çok önemli çalışmalarından birinin de Patent Kanunu olduğunu belirterek, "Bunu biz günün şartlarına uygun olarak yeniden çıkarmak zorundayız" dedi. Bu kanunu çok ciddi bir anlayış değişikliğiyle yakında çıkaracaklarını dile getiren Işık, yeni kanun tasarısı taslağını geçen hafta Ekonomi Koordinasyon Kuruluna sunduklarını söyledi.

Işık, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Patent süreçlerini çok hızlandıracağız. Patente etkin koruma getireceğiz ve incelemesiz patenti de kaldırıyoruz. Patentlerin niteliğini artıracak çok ciddi düzenlemeler getiriyoruz. Kamunun finansman sağladığı projelerde gerçekleştirilen buluşların mülkiyet hakkını düzenliyoruz. Patent kanunu tasarısı taslağı şu anda kamuoyu görüşlerine açık. Bizim internet sitemizde de var. Hedefimiz en kısa sürede patent kanununu çıkarmak. Bütün tasarımları koruma kapsamına alacağız. Bunlardan ardından hazırlıklarını sürdürdüğümüz üretim reform paketini İnşallah Meclisimize sevk edeceğiz. Daha sonra da TÜBİTAK'ın yeniden yapılandırılmasıyla ilgili kanun tasarımızı önce Bakanlar Kuruluna, ardından da Meclisimize sevk edeceğiz. Biz, TÜBİTAK'ın artık kamu eliyle Ar-Ge yapması, özel sektörle rekabet etmesi değil, özel sektörü desteklemesi, özel sektöre iş vermesi ve özel sektörle bir projede beraber çalışması anlayışıyla hareket edeceğiz."

Kaynak: T.C. BİLİM, SANAYİ ve TEKNOLOJİ BAKANLIĞI
Bu haber şu ana kadar 1332 kez izlenmiştir. | Haber tarihi: 06.03.2016  | Tüm haberler   
 
64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı.
TÜRKİYE İLAÇ SEKTÖRÜNDE AR-GE VE İNOVASYON ÜSSÜ OLACAK.
Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi ile işbirliği protokolü .
www.eczacidunyasi.com web sitesi ile Derneğimize iletilen bilgiler aşağıda bilgiler.
İTO - Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği Hakkında Tebliğ.
TEB Duyuru - Stok Zararlarının Geri Ödenmesi Hakkında Bilgilendirme.
TEB - SGK Protokolünün 3.7 Maddesi için açılan davada T.C.Danıştay Onuncu Dairesi uygulamanın devamı yönünde karar verdi.
Başbakanlıktan - Acil Sağlık Hizmetlerinin Sunumu.
SUT EK-4/A (B)
Geri Ödemede Kayıtlı İlaç Ara
 


Güncelleme 23.09.2017  
 
   
Faydalı Linkler
 
Aktif Ziyaretçi :  44
Toplam Ziyaretçi :  2.143.755
IP Adresiniz :  54.156.42.165
25 Eylül 2017 Pazartesi -